Mantolama Hakkında Doğru Bilgiler

Mantolama uygulaması yapılarda güvenle kullanılan bir uygulamadır. Doğru bir mantolama uygulaması ile konut ve işyerlerindeki enerji tüketimini önemli ölçüde azaltabilir ve her mevsim konforlu yaşayabiliriz.

Filli Boya uzmanları kulaktan dolma yanlış bilgilere karşı, bilimsel veriler ışığında doğru bilgileri paylaşmayı görev edinerek; mantolamanın son derece güvenilir, sağlıklı, yangına karşı dirençli ve önemli ölçüde enerji tasarrufu sağlayan bir ısı yalıtımı sistemi olduğunu vurgulamaktadır.



Mantolama malzemelerinin kanserojen madde içermesi söz konusu değildir, bu ürünler gıda sektöründe dahi güvenle kullanılıyor.

Avrupa Birliği ülkelerinde kullanılan hammadde ve teknolojiler ile üretilen ısı yalıtım malzemeleri, Yapı Malzemeleri Yönetmeliği kapsamında üretilerek gerek yurt içi gerekse AB ülkeleri dâhil yurt dışı pazara CE işareti ile sunuluyor. 305/2011/AB sayılı Yapı Malzemeleri Yönetmeliği kapsamındaki ürünler; “sağlık, hijyen ve çevre” gibi temel unsurlar çerçevesinde değerlendiriliyor. Bu bağlamda CE işaretine tabi olan ve bu işaret vasıtasıyla AB ve Türkiye pazarında kullanılabilen bir ürünün kanserojen olması söz konusu olamaz. Söz konusu ısı yalıtım ürünlerinin birçoğu (EPS, XPS) inşaat sektörü dışında gıda, ambalaj dâhil birçok sektörde de güvenle kullanılıyor.

Mantolama, doğru ürün ve uygulamayla rahatlıkla yüzde 50 yakıt tasarrufu sağlamaktadır.

Mantolama sisteminin uygulandığı yapılarda elde edilen tasarrufun oranı, bina tipi, bina kullanım özellikleri, yalıtım kalınlığı, yalıtım bütünlüğü, iklim gibi birçok parametreye bağlıdır. Yüzde 50 tasarruf ortalama bir hesap değeridir, altında gerçekleşebileceği gibi çok üzerinde de olabiliyor. Konuyla ilgili yapılan deneysel çalışmalarda, Türkiye standartlarında bir mantolama ile büyük oranda yüzde 50 tasarrufa ulaşıldığı tespit edildi.

Bununla birlikte, mantolama sonrası yüzde 50 tasarruf beklenirken yüzde 30 elde edilmişse, aradaki yüzde 20’lik fark konfor artışına gitmiş olabilir. Yani yalıtım sonrası konut sahibi, “ne de olsa yalıtımım var” mantığı ile sıcaklık set değerini yükseltebilir veya kalorifer peteğini kıstığı/kapattığı odaların peteğini açabilir. Bu gibi durumlarda yüzde 50’lik tasarrufun yüzde 30’u faturaya yansırken, yüzde 20’si konfor artışı olarak bina sahibine geri döner. Bundan dolayı bina sakinleri hesaplara güvenmeli, toplam fayda değerlendirmesi yapmalıdır.

Mantolamada kullanılan dübellerin kesinlikle binaya olumsuz bir etkisi yoktur.

Dübellerin gerek yüzeysel alanın küçüklüğü, gerekse 1970’li yıllardan beri Avrupa’da edinilen tecrübeyle etkisinin ihmal edilebilecek seviyede olduğu ve bina statiğine negatif bir etkide bulunmadığı tespit edildi. Taşıyıcı elemanlara yapılan dübeller; ‘pas payı’ denilen, görevi sadece taşıyıcı elemanlardaki demir donatıyı dış atmosfer koşullarından ve korozyondan korumak olan, doğrudan bu elemanların taşıyıcılığıyla alakası olmayan katman içinde kaldıkları ve taşıyıcı elemanların asıl taşıyıcılıklarını gerçekleştiren kesit çekirdeğine nüfuz etmedikleri için, bina statiğine olumsuz bir etki yapmıyor. Yüzey alanı 10 bin cm2 olan bir plakada; açılan dübel alanı sadece 4,71 cm2 olmaktadır yani oransal olarak 10 binde 5’in altındadır.

Mantolomada bina havasız kalmadığı gibi buhar geçirgenliği sağlanıyor. Ayrıca mantolamayla bina sıcak tutulduğu için pencere açılarak yapılan havalandırma sonrasında oda sıcaklığı, hızla eski haline geliyor.

Binalarda ihtiyacımız olan temiz hava, bina kabuğu üzerinden gerçekleşecek geçişten çok daha fazladır. Bundan dolayı, dış cephe duvarlarında mantolama olup olmadığına bakılmaksızın, temiz hava ihtiyacımız için binalar mutlak suretle pasif veya mekanik olarak havalandırılmalı. Mantolama ile bina sıcak tutulduğu için, pencere açılarak yapılan havalandırma sonrasında, oda eski sıcaklığına hızlı bir şekilde gelir. Mantolama olmayan binalarda ise duvarlar soğuk olduğu için, havalandırma sonrası oda sıcaklığı hızlı yükselemez. Bu sebeple, mantolama olmayan binalarda havalandırma yapmaya eğilim psikolojik olarak daha düşük olacağından, iç hava kalitesi de daha düşük olur. Ayrıca bina kabuğundan beklenen, havalandırmadan ziyade su buharı geçirgenliğidir. Çünkü su buharı yoğuşma yani terleme dolayısıyla bina kabuğu içerisinde kalabiliyor. Bina kabuğunun bu yoğuşma suyunu bertaraf etmeye yetecek asgari su buharı geçirgenliğine sahip olması gerekir. Bu nedenle, TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı’nda yoğuşma hesabı da yapılıyor.

Enerjimizi boşa harcamadan, güvenli ve konforlu yapılarda yaşamayı hedefliyor, aynı zamanda yüzde 50’ye varan tasarruf elde etmek istiyorsak, binalarımızı ısı yalıtımı ile koruma altına almamız şart. Özellikle ısı yalıtımı uygulamalarında yaşanan en önemli sıkıntılardan biri tüketicinin aldatılmasıdır. Yalıtım bilincine sahip tüketiciler, hizmet alırken çok dikkatli olmalı. Başarılı bir ısı yalıtımı uygulamasında, ürünlerin tümünün standartlara uygunluğu ve doğru işçilik, büyük önem taşıyor. Bütün bunlara dikkat edilerek; yalıtım yaptırılmalı.
Hizmetlerinize, kampanyalarınıza, ürünlerinize ve yeniliklerinize yönelik bilgilendirmelerin yapılması amacıyla bildirdiğim e-posta adresime
BETEK BOYA VE KİMYA SAN A.Ş. tarafından e-posta ve bülten gönderilmesini

ONAYLIYORUM ONAYLAMIYORUM
Lütfen geçerli bir email adresi giriniz.

TAMAM